GAZETELER


SOL'DA BUGÜN


MİSAFİRLER


KONULARIM

Bağlantılarım





NTV - Kültür Ve Sanat Haberleri

D
E
V
R
İ
M
C
İ
L
İ
K
SİTEMİ NASIL BULDUNUZ?

ÇOK GÜZEL
EH İŞTE İDARE EDER
BEN BEĞENMEDİM
KÖTÜ OLMUŞ

MENÜ

Ana Sayfa
Favorilere Ekle
Ana Sayfa Yap
Arşiv (tüm resimler)
Rss

YAZILARIM

SOSYALİZM-FAŞİZM-DEMOKRASİ-SOL-SAĞ-EMPERYALİZM-ANTİEMPERYALİZM-K
Darağacında Üç Fidan - Nihat Behram
SOL NE DEMEK?-SAĞ NE DEMEK?
Faşizm
Emperyalizmin Demokrasisi: Örtülü Faşizm
Devrimci Bilinç Ve Şiir
EMPERYALİZM NEDİR?
SOSYALİZM NEDİR?
SOSYALİZM VE DEMOKRASİ
5000 years of Kurdish History (5 bin Yıllık Kürt Tarihi)
1 MAYIS VE KUTSAL AĞAÇ
ÇEÇENLER
AHMET KAYA
MAHİR ÇAYAN
CHE GUEVARA
DENİZ GEZMİŞ

SON DAKİKA HABERLERİ


Sende kimsin?IP


DEVRİM ANKETİ
Türkiye'de yakın gelecekte bir devrim hareketi gözlüyormusunuz?




Şu Andaki Durum

SOSYALİZM-FAŞİZM-DEMOKRASİ-SOL-SAĞ-EMPERYALİZM-ANTİEMPERYALİZM-K

SOSYALİZM VE DEMOKRASİ

SOsyaLizm  NEDİR?

Sosyalizme inananlar, üretim araçları üzerindeki özel mülkiyetin kamu mülkiyetine geçmesi ile tüm sorunların çözümleneceğini iddia etmiyorlar. Sosyalizm, ne şeytanları meleğe dönüştürecek, ne de cenneti yeryüzüne indirecektir. iddia edilen şey, sosyalizmin kapitalizmin büyük kötülüklerine çare bulacağı, sömürüyü, sefaleti, güvensizliği, savaşı ortadan kaldıracağı ve insanlar için daha büyük bir refah ve mutluluğun kapılarını açacağıdır.

Sosyalizm, kapitalizmin yırtıklarınını yamanarak düzeltilmesi değildir. Sosyalizm, devrimci bir değişme, toplumun büsbütün farklı bir çizgide yeniden kurulması demektir.

SOSYALİZM DEMOKRASİ İLE ÇELİŞİR Mİ?

Demokrasi ile komunizm birlikte olur mu sorusu Marksist açıdan bakıldığında anlamsız bir sorudur aslında. Ancak pratik bunun tam tersini gösterdi. Biri buna liderlerin hataları, başka biri 2. dünya savaşında biçilen komünist kadrolar, bir diğeri bürokrasi ile başedememek gibi gerekçeler getirebilir. Bu gerekçeler çoğaltılabilir. Gerçekte bunun nedeni nedir sorusu yıllarca üzerinde düşündüğüm bir konu oldu.

Olayı teorik olarak "Proletarya Diktatörlüğü" ile açıklamak doğru olmaz. Bu konuda "diktatörlük" sözcüğü insanları yanıltıyor, ayrıca yaygın olarak bir propaganda malzemesi olarak kullanıldığından bu yanılma zor da olmuyor. Halbuki Marksizm'deki "proletarya diktatörlüğü" baskı rejimi anlamına gelmez. Marksizme göre her sınıfın iktidarı o sınıfın diğer sınıflar üzerindeki diktatörlüğüdür. Bu demokrasi biçiminde olabileceği gibi, askeri bir dikta rejimi, faşizm yada daha farklı özgül biçimlerde de olabilir. Örneğin Fransa'da burjuva demokrasisi varken Arjantin'de askeri diktatörlük vardır. Ama her ikisi de "burjuva diktatörlüğü"dür. "Proletarya diktatörlüğü" kavramı da aynı şekildedir, bu yüzden de devlet tipi ve devlet biçimi tartışmaları yapılır.

Markist sınıflar mücadelesi ve kapitalizm-sosyalizm-komünizm sıralamasından bir diktatörlük gerekliliği çıkarmak mümkün değil aslında. Peki gerçek neden farklı oldu? İşler niye kitaplarda olduğu gibi olmadı?

Devamını Okumak İçin Tıkla

internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.

 

 

Faşizm

faşizm "herkes benim gibi düşünmelidir!" diyenlerin ideolojisidir.

 

HERKES BENİM GİBİ DÜŞÜNEMEZ! DÜŞÜNMEMELİ DE!...

her dinden ve milletten, herkesin, "dünyadaki herkes benim
inancımdan olsun." ve "dünyadaki herkes benim ırkımın itaatine
girsin." dediği bir dünyada, savaşların asla bitmeyeceği ve barışın
asla sağlanamayacağı aşikardır.

Devamını Okumak İçin Tıkla

AHMET KAYA

Ahmet Kaya’nın 1957 sonbaharında doğduğu şartlar düşünüldüğünde, ömrünün çoğunu sonbaharlarla geçireceğini tahmin etmek pek de güç değildi aslında. Ne kumaş fabrikasında işçi olarak çalışan babasının dünyayı değiştirmek gibi bir iddiası vardı ne de doğduğu şehir Malatya’nın ve ailenin kırk metrekarelik evinin dünyanın güzelliklerini rahatça görebilecekleri bir penceresi. Belki doğanın her türlü nimetiyle onurlandırdığı topraklardı doğduğu topraklar; ama dünyanın o yöresinde görülebilecek pek bir güzellik yoktu o yıllarda. İkinci Dünya Savaşı’nın iyiden iyiye yoksullaştırdığı Türkiye, küçük Ahmet’in doğumundan üç yıl sonra cumhuriyetin ilk büyük askerî darbesine şahit olacak, idam sehpalarında başbakanlarını, bakanlarını görecekti. Otuz dört yıllık genç cumhuriyet, çok büyük acılara gebeydi. Binlerce yıldır din uğruna, altın uğruna ve hatta bazen bir kadın uğruna onlarca ırktan milyonlarca insanın kanının döküldüğü Anadolu topraklarının acısı dinmeyecekti kim bilir kaç yıl daha.

Devamını Okumak İçin Tıkla

internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.

MAHİR ÇAYAN

mahir Çayan (1945-1972)
Türkiye Halk Kurtulus Partisi ve Cephesi (THKP-C)'nin kurucularindan.
Mahir Çayan, 14 Agustos 1945'de Samsun'da dogdu. Babasi devlet memuruydu. Ilkögretimine Üsküdar'da Halil Güçlü Ilkokulu'nda basladi ve Pasakapisi Ilkokulu'nda tamamladi. Ortaokul ve liseyi Haydarpasa Lisesi'nde tamamlayan Mahir Çayan, 1963'te Istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. Ancak burada bir yil ögrenim gördükten sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne kaydoldu.

Devamını Okumak İçin Tıkla

internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.

 


Doğumu 14 Haziran 1928
Rosario, Arjantin
Ölümü 9 Ekim 1967
La Higuera, Bolivya

Ernesto Guevara de la Serna (14 Haziran 1928Doğum tarihi[›] – 9 Ekim, 1967), Che Guevara ya da el Che, olarak bilinir. Guevara, Arjantin doğumlu doktor, Marksist, politikacı ve Küba ile Enternasyonalist gerillaların lideriydi. Tıp eğitimi alırken Latin Amerika’yı baştan başa dolaştı ve bu sayede birçok insanın karşı karşıya kaldığı yoksulluğu doğrudan gözlemleyebildi. Bu deneyimler sonucunda bölgedeki ekonomik eşitsizliği çözmenin tek yolunun devrim olduğuna ikna olarak Marksizm’i incelemeye başladı ve Başkan Jacobo Arbenz Guzmán'ın önderliğinde Guatemala’nın sosyal devrimine katıldı.

Bir süre sonra 1959 yılında Küba’da yönetimi ele geçiren Fidel Castro’nun askerî nitelikli 26 Temmuz Hareketi’nin bir üyesi olmuştur. Yeni hükümette çeşitli önemli görevlerde bulunduktan, gerilla savaşı teorisi ve uygulamaları üzerine makaleler ve kitaplar yazdıktan sonra diğer ülkelerdeki devrimci hareketlere katılmak üzere 1965 yılında Küba’dan ayrıldı. İlk olarak Kongo-Kinşasa’ya (sonraları Kongo Demokratik Cumhuriyeti) daha sonra da CIA ve Amerikan Ordusu Özel Harekât Birlikleri’nin ortak operasyonu sonrası yakalanacağı Bolivya’ya gitti. Guevara 9 Ekim 1967’de Vallegrande yakınlarındaki La Higuera’da Bolivya Ordusu’nun elinde iken öldü. Son saatlerinde yanında bulunanlar ve onu öldürenler, yargısız infaz sonucu öldürüldüğüne tanıklık etmişlerdir.

Devamını Okumak İçin Tıkla

internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.

 

 

 DENİZ GEZMİŞ

                                Hayatı [değiştir]

1965'den sonra Türkiye'de gelişen gençlik hareketinin en önemli önderlerinden ve Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)'nun kurucu ve yöneticilerinden Deniz Gezmiş, 24 Şubat 1947'de Ankara'nın Ayaş ilçesinde doğdu. Öğretmen bir ailenin çocuğu olması sebebiyle ilk ve ortaöğrenimini çeşitli kentlerde, liseyi İstanbul'da okudu. 1966'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine giren Gezmiş, henüz lise öğrencisiyken sol düşünceyle tanıştı ve kendini dönemin eylemleri içinde buldu. 1965'de Türkiye İşçi Partisi (TİP)'nin Üsküdar ilçesine üye oldu. İlk kez 31 Ağustos 1966'da Ankara'dan İstanbul'a yürüyen Çorum Belediyesi temizlik isçilerinin Taksim Anıtı'na çelenk koymaları sırasında isçileri destekleyen ve Türk-İş yöneticilerini protesto eden gösteri sırasında gözaltına alındı.

Ardından 19 Ocak 1967'de Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF) binasının yedd-i emine verilmesi sırasında çıkan olaylarda yakalandı ve bir gün sonra iki arkadaşıyla çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı. 22 Kasım 1967'de öğrenci örgütlerinin düzenlediği Kıbrıs Mitingi sırasında Aşık İhsani ile birlikte ABD bayrağını yaktıkları gerekçesi ile gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılan Deniz Gezmiş, Hukuk Fakültesi'nde birlikte okuduğu arkadaşlarıyla birlikte 30 Ocak 1968'de Devrimci Hukuklular Örgütünü kurdu. 7 Mart 1968'de İÜ Fen Fakültesi konferans salonunda düzenlenen AIESEC genel kurul toplantısında konuşma yapan Devlet Bakanı Seyfi Öztürk'ü protesto ettiği için tutuklandı.

Devamını Okumak İçin Tıkla

internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.

 

 

SOL NE DEMEK?-SAĞ NE DEMEK?

Sol ne demek?
Küçük çocuk annesine sordu: ''Sol ne demek?'' Anne bir süre düşündükten sonra yanıtladı: ''Sol; sokakta seksek oynamak demek, korkudan öleyazsan da lunaparkta zincirli sandalyeye binmek demek, gece yatağından gökyüzünü izleyip gözüne kestirdiğin bir yıldızla sır paylaşmak demek, küçük fokları gaddarca öldüren fok katillerini hiç unutmamak ve kürk giymiş bir bayanın üstüne, 'Yaşasın foklar' diyerek kalıcı boya atmak demek, yunusların bazen bir insan olduğunu düşünmek ve onların o muhteşem özgürlüklerini kıskanmak demek, Afrika'da bir ay sonra 700 bin yaşıtın çocuğun susuzluktan öleceğini öğrenip kumbaradaki parayı koşarak acil yardım kurumlarına götürmek ve bundan böyle diş fırçalarken musluğu kapalı tutmak demek, yemeğini bitirip geri kalanını üşenmeden bir torbaya koyup en yakın hayvan barınağına götürmek demek, köpeğini gezdirirken bir poşete onun bıraktıklarını almak ve çöp kutusuna atmak demek. Kesilen her ağaç, yanan her orman için ne yapıp edip mutlaka ve mutlaka ağaç dikmek demek, kimselerin bu orada ne yapıyor demesine aldırmadan insanların kumsalda bıraktığı çöpleri toplamak demek, çok meraklı olmak demek, şu yaşadığımız dünyada kaç dil konuşuluyor, farklı kaç renk insan var, neden Çinliler sütle yapılmış yiyecekleri yiyemezler, Güney ve Kuzey Kutbu'na kaç kişi gitmiştir, onların bu yolculuklarda başına neler gelmiştir, şu bizim oturduğumuz kentin kaç kapısı var, şu bizim oturduğumuz kentte kaç müze var, yazıyı ilk bulan kavim Sümerlerin kaç tanrısı varmış, Hititlerin kaç tanrısı, Hint mitolojisiyle Yunan mitolojisindeki tanrılar birbirine ne kadar benzer, güçlülerin tanrısı Apollon'un da, Hint tanrılarından en sevilen insan başlı fil tanrı Gadeş'in de yardımcıları neden faredir, bir karınca bir kilometreyi ne kadar zamanda kat eder, sesten hızlı giden uçakların hızı saatte kaç kilometredir, neden erik ağaçları erken açar, dünyada kaç çeşit kurbağa vardır, insanın en yakın akrabası gerçekten susineği midir, Freud neden herkesin bildiği bir bilim adamıdır, karpuz neden soğuk suya bırakılır, dünyada parfüm yapılan kaç çeşit çiçek vardır, çöllerde kum fırtınaları neden hâlâ insanların korktuğu bir doğa olayıdır, kırlık alanlarda neden ay ve yıldızlar daha parlaktır, aşk nedir, bu neden başımıza gelir, kalbimiz sık sık neden kırılır, vicdan nedir, neden yalan söylerken yüzümüz kızarır...''

 

 

Darağacında Üç Fidan - Nihat Behram

 

"Biz şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımızın bağımsızlığı ve mutluluğu için savaştık!"
1968'ler. Yazılı tarihin en barbar asrının en umutlu, en ışıklı, en cesur günleriydi. Coşkun bir devrimci dalganın bütün dünyayı sarstığı, onlarca ülkede milyonlarca insanın ayağa kalkarak, "Gerçekçi ol, imkansızı iste, " diye haykırdığı günlerdi.
Böyle bir dünyada, Denizler de özgürlük bayrağını Türkiye'de yükseklere taşıdılar. ABD'ye, NATO'ya, yurtlarını yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekmek isteyenlere en iyi cevabı eylemleriyle, yürüyüşleriyle, cesaretleriyle verdiler...
Ve egemenler, bu özgürlük kabarışının intikamını 12 Mart karanlığında üç gençten çıkarmak istediler. Somut hiçbir yasal dayanak olmadan Deniz'i, Yusuf'u, Hüseyin'i ve nice arkadaşlarını idamla yargılayıp, "Asalım, asalım !" çığlıklarıyla darağacına göndererek özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini boğmayan çalıştılar...
İşte Nihat Behram, o günlerin ölüm karanlığını sivil tarihçiliğimize belgesel bir katkı olan bu kitabıyla yırtmıştır. Denizler'in asılmadan önceki son sözlerinin de ilk kez açıklandığı, yayımlanır yayımlanmaz yasaklanan ve ancak yirmi iki yıl sonra aklanan Darağacında Üç Fidan, içten sesi, ince duyarlılığı ve ödünsüz tavrıyla, bütün iktidarların geçici olduğunu, milyonların kalbinde yaşayacak olanların daima özgürlük savaşçıları olduğunu göstermiştir...
Baskı altında geçen yirmi iki yılın ardından, yirmi ikinci basımıyla Darağacında Üç Fidan'ı sunarken, bugün koyu bir karanlığın ve ahlâksızlığın içine itilmek istenen yurdumuzda, gözlerimizde hâlâ bir umut ışığı, darağaçlarında "solmayan" üç fidanın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz...

Devamını Okumak İçin Tıkla

Yorumlar (2) ::: Yorum Yaz ! ::: Bağlantı

<<< :::::: Sonraki Sayfa >>>

MİSAFİRLER

MENÜ

Ana Sayfa
Favorilere Ekle
Ana Sayfa Yap
Arşiv (tüm resimler)
Rss
SPONSORLAR
D
E
V
R
İ
M
C
İ
L
İ
K
SİTEMİ NASIL BULDUNUZ?

ÇOK GÜZEL
EH İŞTE İDARE EDER
BEN BEĞENMEDİM
KÖTÜ OLMUŞ

SON EKLENENLER

SOSYALİZM-FAŞİZM-DEMOKRASİ-SOL-SAĞ-EMPERYALİZM-ANTİEMPERYALİZM-K
Darağacında Üç Fidan - Nihat Behram
SOL NE DEMEK?-SAĞ NE DEMEK?
Faşizm
Emperyalizmin Demokrasisi: Örtülü Faşizm
Devrimci Bilinç Ve Şiir
EMPERYALİZM NEDİR?
SOSYALİZM NEDİR?
SOSYALİZM VE DEMOKRASİ
5000 years of Kurdish History (5 bin Yıllık Kürt Tarihi)
1 MAYIS VE KUTSAL AĞAÇ
ÇEÇENLER
AHMET KAYA
MAHİR ÇAYAN
CHE GUEVARA
DENİZ GEZMİŞ

LİNKLER

<%LinkTitle%>

SON DAKİKA HABERLERİ

zaferekadar
Blogcu Yardım
devrimci68kiz
koookle
Ahmet İNCE
sendikal

DEV-GENÇ SLİDE SHOW


Online E-Devlet Hizmetleri
TC Kimlik No
Vergi Kimlik No
SSK Hizmet Dökümü
İnternet Vergi Dairesi
Motorlu Taşıtlar Vergisi
Telefon Rehberi
ÖSYM Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Sonuçları
ÖSS Sonuçları
KPSS Sonuçları
KPDS Sonuçları
LES Sonuçları
TUS Sonuçları
ÜDS Sonuçları
ALS Sonuçları
DGS Sonuçları
Diğer Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Takvimi
E-Devlet Linkleri:
Devletim.com
Online Hizmetler
Milli Eğitim Bakanlığı
Üniversiteler
Sağlık Bakanlığı
Emeklilik Hizmetleri
Hukuk ve Adalet
Emniyet Hizmetleri
Ekonomik ve Mali İşler
İş ve Eleman Arama
Genel Devlet Kurumları
Bakanlıklar
Valilikler
Belediyeler
Kaymakamlıklar
Siyasi Partiler
Silahlı Kuvvetler
Sivil Toplum
Engelli Sayfaları
Elçilik - Konsolosluklar
Avrupa Birliği
K.K.T.C.
Turizm
Tatil ve Gezi Rehberi
Deprem Linkleri
Haber Kaynakları